Salı, Ekim 19, 2010

Anne dediğin üşenmez yazar :)

Neler neler oldu son yazından bu yana. Kızımın annesi iş seyahati nedeni ile yavrusunu 6 gün bırakmak zorunda kaldı. Yavruyu bırakmak içime sinmese de bundan suçluluk duyduğumu söyleyemeyeceğim hem seyahatlerimi özlemiştim hem de kızım emin ellerde idi. Yavru anneannesi ile kudurdu kudurdu coştu.

Sabah beni gördüğünde yüz ifadesi görmeye değerdi..önce anlayamadı sonra beni görünce kahkahalarla gülmeye başladı. Kuzum benim!!! Diğer gelişmelere gelince;

- Kuzu legolarla oynamaya başladı. Şu an diş kaşımak enn büyük amacı olsa dahi iki elinde aynı renk ve ebatta lego oluyor genelde.
- Emeklemeye tam gaz devam ama arada ufak yürüme denemeleri de yapıyoruz
- Ennneeeee demeye başladı beni görünce
- Susamı artık mıncıklayarak değil okşayarak sevmeye başladı. İkisini oynarken seyretmek çok eğlenceli
- 10 günde 260 gr almayı başardı. Vermiş olduğum listeye tam olarak uyamasak bile bu konu üzerinde çabalamak iyi geldi.
- Annenin gözü nerede diye sorunca o minicik parmağı gözüme sokmaya başladı :)
- Barış Manço’nun “Nane Limon Kabuğu” şarkısı çalınca “hattuuuu” diye tepki vermeye başladı
- Nerede müzik duysa dans ediyoruz :) kafa öne arkaya gidince dadundan yenmez oldu
- Kot şalvarı oldu! Pek seviyoruz…
- İstediklerini ağlayarak veya mızırdanarak yaptırmayı öğrendi.
- Diş fırçası delisi oldu. Banyoya zorla kendini götürüp iki eline iki fırçayı alıp dişlerimizi fırçalamaya başladı :) Kendi fırçasına hiç yüz vermemekte velakin.


Bu dönem içinde aklımı kurcalayan iki mesele oldu. Konu yine yemek. Benim kuzuya 3-4 öğün aynı yemeği veriyorduk genelde. Yani en fazla 2 gün en az 1 gün aynı yemeği yiyordu. Damak tadının gelişmesine engel mi oluyorum heyezanı yaşadım bir sure. Kahvaltılarda bulamaca devam ediyoruz biz, ne yalan soyleyeyim içinde süt+bolca peynir+pekmez ve 7 tahıllı mama olması beni rahatlatıyor. Süt, bildiğimiz inek sütü, daha önce mama koyuyorduk şimdi onu bıraktık. Pütürlü yemek konusu hassas bir konu, pütürü unutmasın diye sürekli eline kaşar peyniri + ekmek + domates + elma veriyoruz. Ama sınırların altında giden kilosu nedeni ile kahvaltısını değişmek niyetinde değilim şimdilik.

Gece beslemesi hiç yapmadık biz. 9. aya kadar gece emdi ve öyle uyudu ama şimdi o da yok. Biberon hiç almadı…suluğundan içiyor suyu ya da normal bardaktan. E biberon almayınca gece beslemesini suluk ile yapmak lazım, onu da kuzu istemedi. Denedim bir kaç akşam sütünün içine su + bebek kakaosu + bebe biskuvisi karıştırıp verdim, yarım bardak anca içti, ama suyunu kana kana içti. Bende Nurturia’ya daki güzel dostlarım sağolsun gece beslemesi olayında çok rahatlattılar beni. Artık zorlamıyorum kuzuyu gece süt içsin diye.


Yemek yedirme konusuna gelince, ben kızıma hafta içi bir tek akşam yemeği yediriyorum. Onu da oyunla şarkıyla türküyle yediriyorum ve bundan hiç pişman değilim. Belki hatalıyımdır ama bu bizim hatamız...Zaten bakıcısı ile “sadece yemek” yiyor...


Arada neler oldu...ah salona koccaman bir çadır kurduk geçtiğimiz akşam. Halam kuzu için hediye getirmişti iki tane kocaman çadır ve onları bağlayan tüneli. Kuzu delirdi çadırlara ama tünelden emeklemek istemedi oyle olunca tuneli kaldırdık ortadan...zaten çocuk parkına dönmüş olan salonumuz iki çadırı kaldırmayınca birini kuzunun en yakın arkadaşına verdik oynasın diye. Oyle komik oluyorlar ki! Beraber çadırın içinde oturuyorlar..saklambaç oynuyor, arada susamı kovalıyorlar.

Kuzum kuzenine hayran bu arada. Güzel gözlü yeğenim G.I nın peşinden ayrılmadı Pazar günü. İşin güzel tarafı çocuk çocuktan öğreniyor pek çok şeyi…G.I. ne yaparsa (yaş 2.5) benim kuzu da taklit peşinde idi. Elindeki oyuncağı istemesi, G.I nın peşinden emeklemesi…Elindeki oyuncağı vermek istememesi…sanki o gün birden büyüdü gibi geldi bana. Birden daha bir çocuk olmuş gibi.


Gymboree’ye gelince, sanırım bu yaşla ilgili bir durum. Bu sefer gittiğimizde kuzu çok eğlendi. Etrafta çocukların olması, oyuncaklar, müzik onu çok mutlu etti. Deliler gibi oynadı, arkadaşlarını takip etti, dans etti. Oyuncakları kaldırdıkalrında öğretmenine çemkirdi, gymboyu almasına izin vermediklerine üzüldü...Üzülmesi güzel bir durum değil ama aktif katılması derse çok hoşuma gitti. Ha yapması öngörülen hareketleri vs yaptı mı kesinlikle hayır! Hiç ciddiye almadı bile diyebiliriz...


Kuzu dışında neler oldu, sonunda uzuuun süren araştırmalar sonucu eve bir kurutma makinası aldık. Aslında tetikleyen tüm salonun çamaşırlar ve kuzunun oyuncakları ile işgal altında oluşu etken oldu. Kuzunun oynadığı yerde çamasır kurutmak hiç hoşuma gitmedi. Balkonda da kış gelince kurumaz oldu. Biz de bu işkenceye son verdik. Bu hafta içi gelecek makinamız. Vatana millete hayırlı olsun!

Televizyonu sonunda duvara monte ettik! Zevksizlik abidesi evimizin çirkin bir parçasından kurtulup sehpamızı gönderdik. Darısı yayıntı yapan milyon tane biblo vs nin başına!

Ve bir itiraf, kuzuya deneme amaçlı 3 dk baby TV açtık...görüntülere değil ama müziğine bayıldı...şu anda hala TV seyretmesine karşıyım. Mümkün mertebe uzak tutmaya çalışıyorum...ve bir itiraf daha, kuzu ipod touch’ı keşfetti. Minnak parmağı ile ikonları hareket ettirebiliyor. Allahtan telefon değil, bende arada oynamasına izin veriyorum. Apple gençliği işte...bizim zamanımızda apple mı vardı :))

Hadi kalın sağlıcakla!

4 yorum:

Başak Çelik dedi ki...

İki renk legoyu elinde tutması bile onun belli bir amaçla oyun oynadığını gösteriyormuş Özge'cim :)

Şu dans olayına hastayım! Bir görsem...

Yemekle ilgili yeniden yazacağım: bence ilk üç yıl, nasıl yediği değil, ne yediği önemli. Her türlü mafyayala da savaşa hazırım bu konuda :)

Öperim analı-kızlı sizi!

kuzunun annesi dedi ki...

Okudum , bilgilendim hatta takip listeme ekledim . Sende bizi okuuu :)))))
Öperim tatlını , kilo almasına çok sevindim

Ozge dedi ki...

kuzunun annesi biz seni 1,5 senedir okuyoruz ki :))

başakım fidyoya alalım bir ara :)

yeliz dedi ki...

anne dediğin...
başka annelerin mimlerine cevap yazar:P

küçük ligten aylinin annesinin kitap anketine cevabını bekliyoruz

sevgiler