Pazartesi, Eylül 27, 2010

Duvara toslar!



Ayline kilo aldırma çalışmalarındaki duvara toslama hikayemizdir…Anne oturur menuler yapar kafa patlatır. Peki bebek buna ne yapar? Enn alasından nanik yapar!

Velhasıl bizim liste yalanların enn büyüğü oldu. Tek başardığımız şey kahvaltısına eklenen tereyağ, ceviz + badem. Meyvelerine conflakes eklemeye devam ediyoruz hala. Biliyorum çoğunuz buna karşısınız…Hatta ben dahi karşıydım ancak sonradan ikna olup doktorumuzun önerisini yapmaya karar verdim. Sonuçta kilo alması önemli benim için.

Peki bu süreçte neler oldu, deepfreeze deki nohut meğer ekşimiş, nohutlu yemeğimiz direk çöpü boyladı. Onun yerine etli kuru börülce pişirdik, allahtan tadını sevdi ancak bu akıllı anne kuru börülce ile bulgur pilavını aynı menude yedirince zavallı yavru gazman olup çıktı! Gece neredeyse tavana yapışacaktı yavrum. Çok akıllıyım ya! Hatta annem dalga geçti üzerine bir de turşu verseydin diye.

Ertesi gün pirinçli sebzeli tavuk pişirdik, tadını severek yedi allahtan! Yanında da bolca yoğurt. Bugün sebzeli-kıymalı erişte yiyecek kendileri.

Çocuğunu okula gönderir :)

Aylar once şehir fırsatları Gymboree indirimi yapmıştı, bu Cumartesi ilk dersimize teşrif ettik. Sabah sümüklü uyanmış olmamıza rağmen gittik derse!

Pek bir şey anladığımızı soyleyemeyeceğim, emeklerken takılıp dudağını kanattı hafifçe bu da bize kapak oldu. Neymiş, asla gözünü ayırma!

Bakalım ikinci hafta neler olacak! İşin aslı bana biraz erken ve dağınık geldi. Daha bir aktiviteyi anlamadan diğerine koşuyorsun. Daha 10 aylık ayol bu bebek! Nasıl iki dakikada konsantre olacak! Bende bıraktım yavru dilediği gibi emekledi!


İlk izlenimim, 2-3 yaş için güzel bir deneme olabilir ancak bana haydi hoppa hep beraber şunu yapıyoruz demeleri ve çocuğa alan bırakmamaları uymadı. Biz en küçük gruptayız üstelik!


Hasta bebeğine üzülür!

Aylin nezle oldu bütün bunların arasında. Cumartesi sabahı fırk fırk akan burun ile uyandık! Zaten geceden belliydi, o kadar zor bir geceydi ki. Cumartesi Gymboree den gelince doktorumuzu aradık, hemen ilaca başlattı. Cumartesi akşamı ateşi de 37,8 e çıkınca calpol+peditus verdik. Nurturia’daki anneler sağolsun, yatağını yükselttik, bir de doktorumuz eczanede yaptırılan bir burun açıcı damla verdi, ondan da damlatınca gece rahat uyudu.



Hasta bebesini alıp gezmeye gider!!!




Pazar sabahı kuzu daha iyi uyandı ama hem hava durumu hem şelale gibi akan burundan cesaret edemedik ilk başta yola çıkmaya. Kahvaltı ve meyve yedikten sonra ilaçlarını verdimi öğle uykusundan kalkınca şeytan dürttü ve nurturia bebeleri ile buluşmaya Sapancaya gittik! İyi ki gitmişiz! Bana ruhen çok iyi geldi ama koca kişisini yorduk fazlaca! Ancak süper bir performans gösterdi babamız!



Sapancada kuzunun zırnık burnu akmadı üstelik! Beni görmediği anlarda teyzelerinin kucağında misler gibiydi. Biz aslında çok şanslıyız, nurturia ile hayatımıza mis gibi dostluklar girdi. Minik adamın doğum gününü kutladık hep beraber! Her ne kadar iki çift laf edemesekte sanal dostluklarımızı reele dönüştürmek çok güzeldi!



Sapancada özellikle hayatımızı kurtaran portatif mama sandalyesi için Ekin’e ve Yasemine; Bavuuu’lu doğumgününü bizimle kutladığı için Başakıma, Nurturia için Damlaya ve listemde olup hayatı paylaştığım tüm annelere teşekkür ediyorum! Iyi ki varsınız!

3 yorum:

Damla dedi ki...

Çocuk iyileşti mi gezmeye gelince, sen ona bak :)

Hülyanın Tunası dedi ki...

açık hava iyi gelir ama doğru. bu arada sizin mama sandalyesi hala kullanıma açılmadı mı bebeeem :)

Başak Çelik dedi ki...

Ay hihihhi, gazmana koptum, ilahi Özge :) Bilinçli mönü bundan sonra lütfen :)))

Biz de siz geldiğiniz için çok mutlu olduk Özge'm!! Ne yalan söyleyeyim, siz gelmeseniz, eksik olacaktı bir şeyler... alınmaca gücenmece yok, öyle, napiyim :)

Öperim minik Çakıl'ımı da seni de!